<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>www.senaidemirci.net</title>
        <description>Kişisel Blog.</description>
        <link>http://senaidemirci.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 05:28:20 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>17 Ocak Çarşamba Akşamı 20.00'da Altunizade Kültür Merkezi'ne bekliyoruz...</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/17-ocak-carsamba-aksami-20-00-da-altunizade-kultur-merkezi-ne-bekliyoruz_1726671.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/17-ocak-carsamba-aksami-20-00-da-altunizade-kultur-merkezi-ne-bekliyoruz_1726671.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;I&gt;Fasl-ı Esmâ&lt;/I&gt;, sözü ve müziği, rengi ve ahengi, aşkı ve meşki, muhabbeti ve sohbeti buluşturan bir program. &lt;I&gt;Fasl-ı Esmâ&lt;/I&gt;, hem konser, hem de konferans; kısaca &amp;#8220;konserans&amp;#8221;. Fasl-ı Esmâ, esmâ-i hüsnâyı sadece duvarlara tablo olarak asılı olmaktan alıp, hayatın içine taşımayı, kalplere ve akıllara yazdırmayı hedefliyor. Bunu yaparken de, esmâ-i hüsnâyı ezberlemekten öte hissetmeyi, fıtratta saklı izlerini bulmanın yollarını gösteriyor. &lt;I&gt;Fasl-ı Esmâ&lt;/I&gt;, alanlarında başarılı çalışmalara imza atmış üç ismi bir araya getiriyor. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;Senai Demirci&lt;/STRONG&gt;&amp;#8217;nin şiirsel esmâ-i hüsnâ yorumları &lt;STRONG&gt;Halil Necipoğlu&lt;/STRONG&gt;&amp;#8217;nun besteleri ve sesiyle, &lt;STRONG&gt;Yurdal Tokcan&lt;/STRONG&gt;&amp;#8217;ın müzik yönetmenliğinde seyirciye sunuluyor. Allah&amp;#8217;ın güzel isimleri &amp;#8220;esmâ-i hüsnâ&amp;#8221;nın anlamları sıcacık bir sohbetin ve neşeli bir müziğin eşliğinde insanın içine doğru taşınıyor. Programda, ayrıca, bir esmâ merkezli bir temâ etrafında konuşmak üzere konuk konuşmacı bulunuyor. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Her ayın üçüncü Çarşambası Üsküdar Belediyesi Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi&amp;#8217;nde icra edilen fasl-ı esmâ konseranslarının ilki 17 Ocak 2006 Çarşamba akşamı saat 20.00'da. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Ocak ayı programının teması, 2007 yılının &amp;#8220;Mevlânâ Yılı&amp;#8221; ilan edilmesi vesilesiyle, &amp;#8220;Mevlâna&amp;#8217;da Esmâ .. ( &lt;a href=&quot;http://senaidemirci.blogcu.com/17-ocak-carsamba-aksami-20-00-da-altunizade-kultur-merkezi-ne-bekliyoruz_1726671.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 15 Jan 2007 17:32:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>eylemini niyetine kurban et</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/eylemini-niyetine-kurban-et_1697370.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/eylemini-niyetine-kurban-et_1697370.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;İnsan yapıp ettiklerinden mi ibarettir? İnsan ortaya koyduğu eserler ile, ardı sıra bıraktıklarıyla mı ölçülmelidir? Kıymetini kametini eylemleriyle mi ortaya koyar insan? &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Kalbi ve ruhu, aşkı ve vicdanı nerededir insanın? Sadece üst üste koyduğu tuğlaların yüksekliği ile mi değerlendirirsiniz bir duvar ustasının kıymetini meselâ? Duvar ustasının tuğlaları aşk ü şevk ile döşemesi ile isteksiz ve husursuz döşemesi arasında fark yok mudur? Kalbi nerededir ustanın? Aşkı hangi perdenin ardındadır? Ustanın aşkını ve iştiyakını alıp masanın üzerine koyabilir miyiz? Bir terazi kefesinde tartabilir miyiz kalbinin acılarını? Bir hoparlöre aktarabilir miyiz vicdanının sesini? Elinin tuğlaya şevkle dokunuşunu duvarda farkedebilir miyiz? Yoksa, duvarın düzgünlüğü arkasında unutur muyuz ustanın iç hallerini? Yoksa, ustanın ruhunu ve kalbini, aşkını ve şevkini de duvarın harcı mı sayarız? &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Usta kim olursa olsun sadece duvara mı bakarız? Usta ne halde olursa olsun duvara mı gömeriz cümle hallerini? &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Batılı &amp;#8220;kişisel gelişimci&amp;#8221;lere bakılırsa, insan eylemleri kadardır? Edimleri neyse, insan da o kadardır. Kişi, eylemleri üzerinden gelişir. Başarı ve başarısızlık fiiller üzerinden ölçülür. </description>
            <pubDate>Thu, 11 Jan 2007 08:20:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kalbimiz Tacikistan'da kaldı....</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/kalbimiz-tacikistan-da-kaldi_1616652.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/kalbimiz-tacikistan-da-kaldi_1616652.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Bayram süresince, sevgili kardeşim&amp;nbsp;Yusuf Özkan&amp;nbsp;Özburun'la&amp;nbsp;İHH'nın Tacik müslümanları için topladığı kurban yardımlarını dağıtmak, kurbanların kesimine nezaret etmek üzere Tacikistan'da olduk.. Yüzde 97'si müslüman, idarecileri de müslüman olan bir memleketin başkentinde (Duşanbe) ezan sesinin yasak olduğu için hiçbir vakit duyulmayışının hüznüyle, komünist rejimin tasallutundan resmen kurtulmuş&amp;nbsp;olmakla birlikte&amp;nbsp;hala daha&amp;nbsp;psikolojik ve sosyal&amp;nbsp;olarak kurtulunamadığını görmenin şaşkınlığı ile, her şeye rağmen yaya kaldırımına ayak basan yayaya ülkemizde gösterildiğinin bin katı saygı gösterildiğini görmenin tesellisiyle, yine her türlü yoksulluğa rağmen insanların gönüllerinin zengin olduğunu görmenin huzuruyla, bayram boyu her evde her gelene hiç kimlik sormaksızın dilediği kadar yiyebileceği ve ardından çekip gidebileceği özel bayram sofralarının hazırlandığını, bu sofraların bayram boyu hiçbir saat kaldırılmadığını görmenin sevinciyle, böylesi fakir kardeşlerimizin evlerini ve yurtlarını huzurumuzun zekatı olarak görmemiz gerektiğini farketmenin itminanı ile sizi selamlıyoruz, efendim.. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Not: Tacikistan fotoğraflarını en yakın zamanda burada yayınlayacağız inşallah.... &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Senai Demirci&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yusuf Özkan Özburun&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://senaidemirci.blogcu.com/kalbimiz-tacikistan-da-kaldi_1616652.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 30 Dec 2006 13:06:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>yazdığımı yarın okuyamayacaksın!</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/yazdigimi-yarin-okuyamayacaksin_1595073.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/yazdigimi-yarin-okuyamayacaksin_1595073.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220;En güzel yastığın nedir?&amp;#8221; diye sorsalardı bana, hiç tereddütsüz &amp;#8220;yarın&amp;#8221; derdim. Yastık&amp;#8230; Başımı usulca bırakıp kendimi unuttuğum yer. Yastık&amp;#8230; Gözlerimi kapatıp gövdemi sessizce, dertsizce yarına taşıdığım dem. Yarın&amp;#8230; Bugünün telaşlarını savurup fırlattığım loş uçurum. Yarın.. Bugünün ellerinden ellerimi çekip hayatla bağlarımı koparmama bahane eylediğim boşluk. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220;Nasılsa yarın var!&amp;#8221; deyip de an&amp;#8217;ın üzerimizdeki keskin hükmünü törpülüyor değil miyiz? &amp;#8220;Yarın yaparım!&amp;#8221; deyip de günün içinden duygularımızı, aklımızı, yeteneklerimizi, hasılı varlığımızı çekiyor değil miyiz? Kapatmıyor muyuz gözlerimizi bugünün güneşine, nasılsa yarın güneş yeniden doğacak diye? Kapatmıyor muyuz gönlümüzü bugünün aşkına, önümde çok uzun yıllar var diye? Sevdiklerimizi küstürüyoruz, sevenlerimizi kırıyoruz, umarsız bir maske takıyoruz bugün. Nasılsa yarın telafi ederim diye. Çekmiyor muyuz ellerimizi en ciddi işlerin eteğinden daha zamanı gelmedi diye? Alıp gölgemizi her akşamın hüsranına yatırmıyor muyuz? Sanki hiç yokmuşuz gibi, hiç var olmamışız gibi geçmiyor muyuz günün içinden? Hasretlerimizi, hayallerimizi, ümitlerimizi, beklentilerimizi, özlemlerimizi zamanın kanına katmadan, elimizde meyvesiz kuru tohumlarla kala kalmıyor muyuz? &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Yastığımızdır yarın. Alıp başımızı gittiğimiz isimsiz, sınırsız, kuralsız, tanımsız ülkemiz. Aklımız.. ( &lt;a href=&quot;http://senaidemirci.blogcu.com/yazdigimi-yarin-okuyamayacaksin_1595073.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 27 Dec 2006 07:26:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>yıldızlarla oynamak ister misin?</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/yildizlarla-oynamak-ister-misin_1551839.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/yildizlarla-oynamak-ister-misin_1551839.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Programın adı Stellarium. Engin&amp;#8217;den (Engin arkadaşım; senin de böyle dostların olmalı; dosdoğru ve delikanlı!) öğrendiğime göre gelişim aşamasında. Giderek büyüyor ve hızlanıyor. Çok sayıda uzman her geçen gün yeni detaylar ekliyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Klavyenin tuşları arasında sıkışıp kalan, elinin altındaki mouse&amp;#8217;un tıkları kadar gerçekliği olan, joy-stick&amp;#8217;in ucuna tutunmakla yetinen bir oyun değil bu... Tıpkı google.earth (google.earth&amp;#8217;da yeryüzünün dilediğin bölümünü, tabî yeterince parayı gözden çıkarırsan, uydudan seyredebiliyorsun!) gibi seni gerçekliğin üzerinde gezdiren, varlığın kıpırtılarına temas ettiren ama yine de screen&amp;#8217;in ardında kalıp ekranındaki elektronların oynaşmasından ibaret bir sanallığa mahkum. 
&lt;P&gt;Stellarium&amp;#8217;da dünyanın istediğin bölgesine ve zamanına gidip, oradaki ve o zamandaki gökyüzünü seyredebiliyorsun. Yıldızları, Güneş&amp;#8217;i, Ay&amp;#8217;ı... Programı ayarlayıp gözünü diktiğin yerdeki gökyüzünde yıldızların akışını yıllar, hatta yüzyıllar içinde seyredebiliyorsun. Tıpkı bir derede suyun akışını izler gibi... Kolayca ve hızlıca... 
&lt;P&gt;Yazıyı yazarken açtım programı. Doğum günümü işaretlemişim meğer. Merak işte! Doğduğum gün acaba gökyüzü nasıldı? İşin doğrusu, doğduğum günün gökyüzünü, bugünün gökyüzünden çok da farklı bir yanı yok! Aradan geçen kırk küsur seneye rağmen, gökyüzünde yıldızlardan -en azından benim bildiğim kadarıyla- eksilen yok, ayrılan yok, ölen yok, yaşlanan yok. Oysa, ben doğduğum gecenin gökyüzünden bugünkü gökyüzüne kadar neler yaşadım neler! Kaybettiğim sevdiklerim oldu. Hayatıma yeni sevdiklerim girdi. Kaybettiklerim de kaybedeceklerim de arttı. Hiç beklemediğim üzüntüler yaşadım. Hiç ummadığım mutluluklar tattım. 
&lt;P&gt;Göğün yangınlardan daha fazlasını göğsümde yaşadım ben. Sen de öylesin, sevgili zamane! Gökte her biri dünyanın binlerce katı büyüklüğünde yıldızları küçük noktalar eyleyerek çizilen resimlerden daha fazla değişkenin var teninde! Dünyalar dolusu a.. ( &lt;a href=&quot;http://senaidemirci.blogcu.com/yildizlarla-oynamak-ister-misin_1551839.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Dec 2006 16:19:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;din nasihattir&quot; ne demek?</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/din-nasihattir-ne-demek_1505708.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/din-nasihattir-ne-demek_1505708.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;İhtimal ki sizin de aklınıza &quot;nasihat&quot; kelimesi, &quot;öğüt&quot; &quot;tavsiye&quot; gibi anlamları çağrıştırıyor.&amp;nbsp; O halde, &quot;din nasihattir&quot; diyen Efendimizi (asm) &quot;din öğüttür&quot; mü demek istemiş.&amp;nbsp; Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda hadislere sadece ilmî değil kalbî vukufiyetine da tanık olduğum&amp;nbsp;muhterem&amp;nbsp; Prof. Dr. Mehmet Görmez'in makalesi, inşallah sizin de hayatınızda bir devrim yapar.. Mutlaka okuyun! &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Peygamber efendimizin bazı hadisleri vardır ki bu hadisler hadisin özünü oluşturan ana temanın çevrildiği dilde karşılığının tam olarak bulunmamasından dolayı, anlamında değişmeler meydana gelmektedir. Bu gibi durumlarda izlenecek yol peygamber efendimizden bize kadar intikal eden rivayetler bütünü çerçevesinde hadisleri değerlendirmek ve ne anlama geldiğini tespit etmektir. Biz bu çalışmamızda Hz. Peygamber&amp;#8217;in dini tanımlayan bir hadisini, Arapçadaki anlam kaymasından ve bu anlam kaymasının dikkate alınmamasından dolayı Türkçe&amp;#8217;ye tercüme edilirken hadisin nasıl yanlış anlaşıldığını ortaya koymaya çalışacağız.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Din ve Nasihat&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Muteber hadis kaynaklarında geçen ve günümüze kadar dilden dile dolaşarak gelen ve Temim Ed-Dari&amp;#8217;den rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamb.. ( &lt;a href=&quot;http://senaidemirci.blogcu.com/din-nasihattir-ne-demek_1505708.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 13 Dec 2006 09:40:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Left Click! Sol Tıkla!</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/left-click-sol-tikla_1463350.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/left-click-sol-tikla_1463350.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Sevgili zamane, &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Belki hiç hatırlatan olmadı sana, belki bilgisayar oyunlarının karmaşık menülerinde yer almadığı için hiç duymadın. Aç gözünü hele,&amp;nbsp; sana &amp;#8220;sıla-yı rahîm&amp;#8221;i anlatmaya geldim. Merak etme, zamanını almayacak bu sözcük. Seni öyle sözel sayısal telaşlara da koşturmayacak. Sözlüde yahut yazılıda sorulmayacak. Hayatını çoktan seçmeli tercihlerin kıvrımınlarına sıkıştıranların da unuttu(rdu)ğu &amp;#8220;sıla-yı rahîm&amp;#8221;, sana&amp;nbsp; aradığın mutluluğu bulduracak. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Üstelik öykü de anlatıyorum, bak: &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;İki saka, yani sucu, yolda karşılaşırlar. Biri diğerine,&amp;#8220;Kardeş, bana kırbandan bir tas su ver.. ( &lt;a href=&quot;http://senaidemirci.blogcu.com/left-click-sol-tikla_1463350.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 06 Dec 2006 10:17:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hızır&amp;#8217;ın sırrında saklı Musâ&amp;#8217;nın aklı/ğı</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/hizir-in-sirrinda-sakli-musa-nin-akli-gi_1418383.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/hizir-in-sirrinda-sakli-musa-nin-akli-gi_1418383.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;#8220;Bir zaman, bir asker, meydan-ı harb ve imtihanda, kâr ve zarar deveranında pek müthiş bir vaziyete düşer. Şöyle ki; sağ ve sol iki tarafından dehşetli, derin iki yara ile yaralı, ve arkasında cesîm bir arslan, ona saldırmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde bir darağacı dikilmiş, bütün sevdiklerini asıp mahvediyor, onu da bekliyor. Hem bu haliyle beraber uzun bir yolculuğu var.&amp;#8221;&lt;/I&gt;&lt;I&gt;&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Seni bugünden yarına taşıyan varlık geminde hiç yara olsun istemezdin. Teninde ne bir çizik olmalıydı ne bir sancı dokunmalıydı kalbine. Sürgünsün ömrünün darlığına. Sevdaların başını sokamıyor dünyanın kuytusuna. Bir tutam hırçın kırmızısın ağarmayan karanın bahtında. Nefesine dolanmış arsız çığlıklar. Sesini eşkıyalar yağmalamış; suskunun uçurumunda her hece tutunacağın son dal. Sağır gecelerin ayazında kavrulmuş iç huzurunun nazlı tohumları. Eksilmişsin. Dünyanın ölümcül dalgalarında salınıp duran huzurun iki yanından delinmiş. Suçsuz yere irtifasından edilmiş umutların. Durduk yerde kalbin güvertesinde büyüttüğün neşveler hüznün sularına batmış. Acizsin; başına geleceklere karşı dayanağın yok. Yoksulsun; elinde tuttuklarını tutmaya mecalin yok; elinden tutanları saklayacak sığınağın yok. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 28 Nov 2006 10:11:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>hızır'ın sana ne fısıldadı?</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/hizir-in-sana-ne-fisildadi_1401472.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/hizir-in-sana-ne-fisildadi_1401472.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;İsteyerek işlediğin hata/lar yüzünden üstüne istemeden giydiğin bir elbise gibi değil midir pişmanlık? Yaptığın, yaptığını bildiğin, yaptığını unutmayacağın hataların elinde dikilir bu elbise... Bağışlanmış olduğunu bilmen bile pişmanlık gömleğinin düğmelerini çözmeye yetmez. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Aslında üstüne değil, içine giyersin bu elbiseyi... O kadar içeriden giyinirsin ki, sen onu değil de o seni giyinmiş gibidir. Astarı dışarı bakar; kumaşın görünen yüzü içine doğrudur. Başkalarına sevimsiz astarını gösterir; dikişlerinin sarkmış uçlarını sergiler, hatalı ve günahkâr olduğunu dillendirir. Sana gösterdiği yüzü ise daha sevimlidir; içindeki o kırgınlıkla seni yeni hatalardan alıkoyan, günahın sancısını hissedilir kılan aldatmaz bir nasihatçıdır. Sık sık kulağına eğilir, konuşur seninle. Kendini unuttuğun zamanlarda, usulca kenara çeker seni, yeniden yola koyar. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Yaptığın, yaptığını bildiğin ve yaptığını unutmadığın hata ile bir çeşit sözleşme imzalamış gibisindir. O hata, geçip gitmiş olsa da, bıraktığı pişmanlık yoldaşın olacaktır bundan böyle. Üzerinden hiç çıkaramadığın elbise gibi. Hep onunla yürüyeceksin. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Pişmanlık ya.. ( &lt;a href=&quot;http://senaidemirci.blogcu.com/hizir-in-sana-ne-fisildadi_1401472.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 24 Nov 2006 22:21:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;kadri büyük gece&quot;</title>
            <link>http://senaidemirci.blogcu.com/kadri-buyuk-gece_1310796.html</link>
            <guid>http://senaidemirci.blogcu.com/kadri-buyuk-gece_1310796.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=right&gt;&lt;I&gt;kadri büyük bir kitab, &lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=right&gt;&lt;I&gt;kadri büyük bir meleğin diliyle&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=right&gt;&lt;I&gt;kadri büyük bir elçinin eliyle&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=right&gt;&lt;I&gt;kadri büyük bir ümmete&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=right&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;indirildi bu gece.. &lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;I.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;bu gece kadrinin bilindiği gece..&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;bu gece kadrini bilmen gereken gece..&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;bu gece kendinden fazlası olduğun gece..</description>
            <pubDate>Sun, 05 Nov 2006 20:43:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://senaidemirci.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>